Kategorilerim

Deneme

01 04 2018

kocaman duvarlar

Sokaklar güzeldi.

Yürürken etrafı inceliyordu.

Yürüdü, yürüdü, yürüdü.

Elleriyle yürüdüğü sokaktaki kocaman duvarlara dokundu çocuk.

Pürüzlü, az pürüzlü, sıvası dökülmüş…

Hızlı yürürse acırdı eli, yavaş yürüyünce sıkılıyordu.

Bir ara elini sürttüğü duvarlara, kafasını kaldırıp baktı.

Kocaman.

Eve benzemiyor.

Pencereleri yok.

Üstünde garip yazılar var.

Aslında pis ama hiç garip durmuyor. Alışılmış.

Sokağın bir parçası onlar.

 İşte o zaman sordu babasına:

- Bunlar ne?

Babası dedi ki:

-Onlar insanların günahları yavrum, bir şey diyemezsin. Öyle kocaman kocaman dururlar biz de aralarında dolaşırız.

Küçük çocuk, günahların kötü olduğunu bilirdi. Günahların olmaması gerektiğini bilirdi. Bütün duvarları yıkmak istedi. Ama yapamazdı. Elini sürttüğü duvarların yok olması imkansızdı.

Burnunu çekti, elini o koca duvarlara sürterek yürümeye devam etti. Babası arkasından izliyordu.

O da kendi günahlarını düşünmeye başladı.

Sıvalı, yer yer sıvaları dökülmüş, yüksek, üstünde hiçbir şekilde çözemediği yazıların olduğu kendi günahları…

Benim günahlarım hangi sokakta acaba, dedi kendi kendine. Gidip görsem, bir baksam…

Gerçi, dedi görsem baksam ne olur ki! Onlar benim günahlarım.

Bir şey diyemezsin.

Kimse bir şey diyemez.

O ara çocuğunu gözden kaybettiğini fark etti.

Duvarların arasında koşmaya başladı.

Allah’ım! dedi, koca koca insanların, koca koca günahları arasında bu çocuğu kaybetmemeliydim.

Şimdi ben ne yapacağım!
Dolaştı, dolaştı, dolaştı…

Küçücük çocuğu, kocaman insanların kocaman günahlarının arasında kaybetti.

Küçücük çocukları, kocaman insanların, kocaman günahları arasında kaybettik.

10.02.2018-Reyhanlı

0
0
0
Yorum Yaz